Yörükçüoğlu: Aile meselesini bir beka meselesi olarak görüyoruz
Büyük Birlik Partisi siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu gazetemizi ziyaret ederek gazeteci Şaban Kardeş’le görüştü. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yörükçüoğlu, “Türkiye’de kadın başına çocuk sayısının 1.4’ün altına indiğini her konuşmamızda, her çalışmamızda söylüyoruz. Türk milleti ölüyor, biyolojik varlığımızı kaybediyoruz. Bununla ilgili bütün bilimsel çalışmalarımızı yapıyoruz. Aile meselesini bir beka meselesi olarak görüyoruz dedi.
Büyük Birlik Partisi siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu gazetemizi ziyaret ederek gazeteci Şaban Kardeş’le görüştü. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yörükçüoğlu, “Türkiye’de kadın başına çocuk sayısının 1.4’ün altına indiğini her konuşmamızda, her çalışmamızda söylüyoruz. Türk milleti ölüyor, biyolojik varlığımızı kaybediyoruz. Bununla ilgili bütün bilimsel çalışmalarımızı yapıyoruz. Aile meselesini bir beka meselesi olarak görüyoruz dedi.
Büyük Birlik Partisi siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, Marmara Haber, Çerkezköy Haber, Radyo Haber ve Trakya FM tesislerini ziyaret etti. Gazeteci Şaban Kardeş ile görüşen Yörükçüoğlu, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yörükçüoğlu’na ziyaretinde BBP MKYK Üyesi, Tekirdağ İl Başkanı Turan Demircan ile partililer de eşlik etti.
Tekirdağ’ın, Çerkezköy’ün en büyük medya kuruluşuna gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Büyük Birlik Partisi Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, “Biz Büyük Birlik Partisi olarak şöyle diyoruz; duymak istediğini duymak istiyorsan her yere git, ama gerçekleri duymak istiyorsan yerel medyaya git. Bir memlekette yerel medya güçlü değilse o memleket kör ve sağırdır. Biz Büyük Birlik Partisi olarak yerel medyanın daha fazla güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için merkezi bütçeden kaynaklar aktarılması gerekiyor” dedi.
Şaban Kardeş de “Yerel medya ne kadar güçlüyse hukuk da o kadar güçlü, adalet de o kadar güçlü, millet de o kadar güçlü olur. Maalesef içinde bulunduğumuz durum biraz sancılı. Eskiden insanlar 24 saat haber alabiliyordu, güvenebiliyordu. Çünkü medyanın bir güvenilirliği vardı. Sosyal medyanın hayatımıza hızlı girmesiyle birlikte güvenilirlik çok üst seviyede değil. Ve bir kirlilik var. Kirlilik aslında hayatın her alanında var. Bu kadar kirliliğin, bu kadar hızlı trafiğin olduğu yerde doğruyu bulmak, temizi bulmak gerçekten zor. Siyasette de zor, medyada da zor, ticarette de zor. Buna rağmen biz inancımızla mücadelemize devam ediyoruz. Doğru, ilkeli, tarafsız haber üreterek halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğu bilinciyle işimizi yapıyoruz” dedi.
Hayatın her mecrasında bir akışın olduğunu dile getiren BBP Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, “Siyaset, bu akışlar tıkandığında açmak içindir. Hayat ahenkle akmalı. Bir ülkede hayat ahenkle akmıyorsa, orası tıkanmış ve siyasete kurumu vazifesini yeterince yerine getiremiyor demektir” diye konuştu. Yörükçüoğlu, Büyük Birlik Partisi olarak sermayenin de, üretimin de, basının da yerelleşmesi gerektiğine inandıklarını ifade etti.
Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili süreci sürekli takip ettiklerini söyleyen Yörükçüoğlu, “Bu konu her an bizim gündemimizde. Bizim bir genel başkan yardımcımız sadece bu işle ilgileniyor. Hukuk ekibimiz sürekli dosyanın içerisinde. Bununla alakalı her daim gayret içerisindeyiz. Muhsin başkanımız hepimizin ağabeyiydi, lideriydi, önderiydi. O bizim canımızdı. Bizim için bu, siyasi bir mesele değil, bir varlık meselesi. ‘Adalet sistemi, hukuk sistemi hiçbir şey yapmıyor’ demek de doğru değil. Biz parti olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu konunun gündemden çıkmaması için her şeyi yapıyoruz. Bu iş önünde sonunda çözülecek. Ama muhtemelen Büyük Birlik Partisi iktidar olduğunda bu iş daha kolay çözülecek” diye konuştu.
Ekonomiyle ilgili de konuşan Yörükçüoğlu, “Ekonomiyi bir kova gibi görüyoruz. Türkiye’de kovanın altı delik. Türkiye ithalat yanlı bir ekonomiyle hiçbir yere varamaz. Özellikle Çin ticareti diye bir bela var başımızda, buraya biz yılda 60 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz, 3-5 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. Yıllık 55 milyar dolarlık açık biz bu işi sürdüremeyiz. 55 milyar dolar Türkiye’nin içinde kalsa kaç kişi oradan ekmek yer, ne kadar çiftçi, ne kadar esnaf ekmek yer bir düşünün. Türkiye üretim odaklı bir sanayileşme stratejisine girmeli ki biz buna milliyetçi ekonomi modeli diyoruz. Milliyetçi ekonomi modelinde gıda ithalata değil tamamen yerli üretimin patlamasına dayanıyor. Bizim planlamamıza göre Türkiye’de hızlı bir şekilde yılda asgari 100 milyar dolar cari fazla verecek bir tarım ve hayvancılık ekosistemi oluşturulmalı. Yılda en az 200 milyar dolar cari fazla verecek bir endüstri sistemi oluşturulmalı. Bunları yapacak olan Büyük Birlik Partisi’dir” dedi.
Anadolu Liselerinin yüzde 50’si teknik ve teknoloji lisesi olarak dönüştürülmesi gerektiğini kaydeden Genel Başkan Yardımcısı Yörükçüoğlu, “Bilgiyi nakille alan değil, icra ederek tecrübe ile üreten bir nesle ihtiyaç var. İlkokuldan itibaren beceri temelli eğitim diyoruz. Ortaokul ve lisede bunun üzerine teknik gelir. Biz diyoruz ki üniversitelerin bir kısmı fazla, kapatılmalı. Ama geri kalan üniversitelere de ilk 10 üniversiteye en az 1’er milyar bütçe ayrılmalı. Biz Türkiye’deki üniversitelerin yüzde 40’ını teknik, teknoloji ve tarım teknoloji üniversitesine dönüştüreceğiz. Türkiye’de üniversite ile endüstriyi, üniversite ile tarımı, üniversite ile perakendeyi iç içe geçireceğiz. Hayatla alakası olmayan, hayali konularda yüksek lisans ve doktora tezleri yazılmayacak. Direkt sektöre yönelik tezler yazılacak. Tezler onaylandığında sektöründe bir anda patent almadan üretilebilir bir mamul haline gelecek. Bu hayal değil. Bilimsel bir makalenin, akademik bir çalışmanın hayatta karşılığı vardır. Eğer hayatta karşılığı yoksa o fantezidir” dedi.
Yörükçüoğlu, “Eğer milletimiz bize yetki verirse biz Türkiye’nin ekonomisini 15 yıl içerisinde İtalya ile Fransa’nın önüne geçireceğiz. İlk 3’ün civarında olacağız. Bunun için ne yapacağımızı biliyoruz. Bunları yapmadan ekonomi düzelemez. Dev perakende zinciriyle, her yıl milyarlarca dolar milyonlarca esnaf ailesinin cebine girmesi gerekirken 3-5 tane şirketin kasalarına gidiyorsa o ülkede siz geliri tabana da yayamazsınız, bireysel kalkınmayı da sağlayamazsınız. Bireysel kalkınmayı sağlamadığınız bireylerden oluşan bir ülkeyi de müreffeh hale getiremezsiniz” diye konuştu.
Aile ve nüfusla ilgili de konuşan Yörükçüoğlu, “Biz aile ve nüfus konusunu Türkiye’de ilk ve en fazla dile getiren partiyiz. Ama bizim medya mecralarımız olmadığı için çalışmalarımız milletimize ulaşamıyor. Biz Evli Yaşam Kampanyası başlattık. Türkiye’de kadın başına çocuk sayısının 1.4’ün altına indiğini her konuşmamızda, her çalışmamızda söylüyoruz. Türk milleti ölüyor, biyolojik varlığımızı kaybediyoruz. Bununla ilgili bütün bilimsel çalışmalarımızı yapıyoruz. Eğer siz beceri temelli bir eğitim sistemini ihdas edemezseniz, çocuklarımızın gönlünü dolduracak bir mana dünyasını onların kalbinde tesis edemezseniz, insanı mekanik bir varlık, hayatın işleyişini de bir makine düzeni olarak görürseniz orada depresyonu da yenemezsiniz, intihar vakalarını da düzeltemezsiniz. Aileyle de en çok ilgilenen biziz, bu konuyla ilgili en dikkatli çalışmaları yapan biziz. Aile meselesini bir beka meselesi olarak görüyoruz. Bizim sorunlarımız var, ekonomi, maliye, terör, eğitim, üretim, dış ticaret, cari açık. Ama bir sorun var ki bütün sorunlarımızı geçti. Batılılaşma bizi öldürdü. Türkiye biyolojik olarak yolun sonuna doğru geliyor” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Şaban Kardeş’in sorularını da yanıtlayan Yörükçüoğlu, “Biz milletimizden yeterince destek ve yetki alırsak elbette ki kendi cumhurbaşkanı adayımızı çıkartacağız. Çünkü Türkiye’de perakendeyi esnafa verecek, gıda üretimini Türk çiftçisine verecek, yerel gazeteciliği güçlendirecek, Çin ticaretini derhal durduracak, okullarımızı teknik ve beceri temelli olarak yeniden formatlayacak bir siyasi akla sahibiz. Bu başka hiçbir siyasi partide yok. Onun için bizim cumhurbaşkanı adayımızı çıkarmamız lazım. Ama oyumuz az, milletimize ulaşamıyoruz. Biz bir siyasi partiyiz. Doğruları yanlışları konuşmayız, biz Türkiye’de ne olması gerektiğini konuşuruz. Biz kayıkçı kavgası yapmayız, horoz dövüşü yapmayız” dedi.
Parlamenter sistemle ilgili de konuşan Yörükçüoğlu, “İster parlamenter sistem olsun, ister cumhurbaşkanlığı sistemi olsun. Dünyada başkanlık sistemiyle yönetilen Afrika ülkeleri var, açlıktan kırılıyorlar, ama Amerika dünyanın en zengin ülkesi. Etiyopya parlamenter sistemle yönetiliyor, açlıktan kırılıyor ama parlamenter sistemle yönetilen Almanya ilk 3’te. İngiltere krallıkla yönetiliyor, Japonya imparatorlukla yönetiliyor ilk 5’te ama Somali demokrasiyle yönetiliyor açlıktan kırılıyor. Bu iş krallık, başkanlık, parlamenter sistem, yarı başkanlık sisteminde değil, onu işleticiyle alakalı. Eğer siz toplumu çok iyi eğitirseniz, serveti tabana yayarsanız, delik olan kovanın altını tıkarsanız, Çin ticaretini durdurursanız, yabancı şirketlerin Türk şirketleri satın almasının önüne geçerseniz, milliyetçi sanayiyi, milliyetçi ekonomiyi kurarsanız ülkenin başındakinin adı muhtar mıymış, başkan mıymış, başbakan mıymış hiç önemi yok. O ülke bir anda uçar gider” diye konuştu.
-